Ahmet Davutoğlu Van'da canlı yayına katıldı
Haber
16 Ekim 2021 - Cumartesi 19:59
 
Ahmet Davutoğlu Van'da canlı yayına katıldı
Gelecek Partisi Genel Başkanı ve eski başbakanlardan Ahmet Davutoğlu, Van'ın ulusal kanalı Kanal 65'in konuğu oldu. İşte konuşmasından satır başları...
SİYASET Haberi
Ahmet Davutoğlu Van'da canlı yayına katıldı

Gelecek Partisi Genel Başkanı ve eski başbakanlardan Ahmet Davutoğlu, Van'ın ulusal kanalı Kanal 65'in konuğu oldu.

 

Bir dizi program ve ziyaretler için Van'da bulunan Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, Kanal 65'te Gazeteci Orhan Olgun, Özhan Hakan ve Kadir Cesur'un sorularını yanıtladı.

 

Davutoğlu'nun konuşmasından satır başları;

 

- Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Cumhur İrifakının adayı belli ama Millet İtifakının adayı henüz değil.

 

- Bölge ziyaretlerimizde hem Ağrı Patnos'ta hem de Erciş'te çok iyi karşılandım. Van'da; Çaldıran, Muradiye, Gürpınar, Gevaş ve Edremit'te esnafımız ile bir araya geldik. Bu ziyaretlerimin tamamnında "cumhurbaşkanı adayı olacak mısınız?" gibisinden bir soru ile karşılaşmadım. Öyle bir dönemden geçiyoruz ki insanlar için cumhurbaşkanı adayının ya da kim olacağının bir önemi yok. İnsanların işi-aşı yok tenceresi kaynamıyor. Böyle bir durumda benimde cumhurbaşkanı adayı olacağım söylemi doğru değildir. Ben böyle bir süreçte bunu doğru ve etik bulmuyorum.

 

CUMHURBAŞKANI ADAYLIĞI

 

- Cumhurbaşkanlığı için şahsıma bir soru sordunuz; Ben hayatımda ne yaptıysam her zaman en iyisini yaptık, yapmaya çalıştım. Cumhurbaşkanlığı da elbetteki önemli bi hedeftir ve benim hedeflerim arasında bu var. Ancak böyle bir süreçte bunu konuşmak dorğu değil

 

- Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yeniden aday olması yanlıştır. Cumhurbaşkanlığı sistemi başlı başına bir yanlıştır zaten. Cumhurbaşkanı yeniden aday olmak ve seçilmek istiyorsa 24 Haziran 2022 öncesinde seçime gitmesi gerekiyor.

 

VAN SEVGİSİ

 

- Van'a her zaman özel bir önem verdim. Bu gelişim Ağrı'yı da sayarsak 4 gün olacak. Başbakanlık dönemimde de bu böyleydi. En fazla ziyaret ettiğimi illerin başında Van'a var. Van aşık olduğum ve her detayını bildiğim, ezberlediğim bir şehir. Burada Neçirvan Barzan'i ile bir araya geldim. Çok sayıda komşu ülkelerin Dış İşler Bakanı ile Van'da bir araya geldim.

 

- Diplomasi ve siyasetin merkezini Van'a kurmak istedim. Başbakan olarak burada önemli işlere imza atacaktık ancak buna izin vermediler. Ancak başbakanlığım bittikten sonra Gelecek Partisi'ni kurduktan sonra da Van'a verdiğim değer her zaman devam ettik, ediyoruz.

 

- Van'a ziyaretlerim devam edecek. Şu ana kadar 6 ilçeyi gezdim ama geriye kalan tüm ilçeleri de gezeceğim.

 

KÜRT MESELESİ

 

- Kürt sorunu için çalışmalar yapacağız. Van'ın yanı sıra başka bölgelerde de bunu yapacağız. Çünkü, Kürtler sadece Van'da, Doğğu ve Güneydoğu'da yaşamıyor. İstanbul'da 39 ilçenin 22'sinde Kürtler var. Herkesin her yerde olduğu bir dönemde sorun yok demek yanlıştır. Yarın yapacağımız toplantı ile yeni bir demokratik ortam ortaya koyacağız. Yarın Van'da tüm gün insanları dinleyeceğiz. (Kürt sorunu toplantısı) Şunu da belirteyim. İlk defa bir siyasi parti burada bunu yapacak. Biz yapacağız. Bundan sonra diğer partilerde benzerini yapacaklardır. 

 

- Kürt sorununu 3 boyutlu olarak görüyorum. Bunlardan bir tanesi demokratikleşme sorunu. Yani bu sadece Kürtlerin sorun değil. Bir birimizi anlayacağız ve sorunları çözmek için adım adım ilerleyeceğiz. Türkiye'nin demokratikleşme sorunu var. Bu nedenle her şeyi baştan inşa etmke gerekiyor. İkincisi; Bölgesel çalışmalar. Anadilde eğitim bunun bir örneğidir. Burada önemli olan Kürtçe'nin bir anadil olarak hem kutsal hem de bir insan hakkı olarak görülmesi gerekiyor. Ben her bir dili Allah'ın ayetidir. Bunlara hakareti Allah'a hakaret olarak görürüm. Bu konu bir insan hakkı konusudur. Kürt vatandaşlarımızda zaten Türkçe'den vazgeçecek değil. Kürt meselesi de bir diğer önemli noktada atanan kayyumlar. Belediye başkanlarının yerine atanan kayyumların suçu tespit edildiyse bile, meclis üyelerinden bir tanesi göreve getirilmelidir. Üçüncü boyu ise sınır ilerisindeki Kürtler. Biz neden Erbil, Bağdar ve Şam'a kimlik ile gitmeyelim. Sınırların esnek kılınması barışçıl bir tavırdır. Ancak şimdi sınırlara duvarlar örülüyor. Sınır ülkelerine gittiğimde kendimi Konya'da ve İstanbul'da gibi hissediyorum. Neden biz buralara böyle rahat gidip gelmeyelim. Bunun nesi yanlış?

 

- Bizim amacımız bölge ülkelerinin yer aldığı coğrafyada bir barış ortamı yaratmamız gerekiyor. Bunu yaptığımız zaman Kürt meselesi sorununa da çözüm bulmuş olacağız. Diğer şekilde barış ortamı oluşturulmadan bunu başarmamıza imkan yok.

 

BEYAZ TOROS AÇIKLAMASI

 

- 7 Haziran seçimlerde Van'da yaptğımı bir konuşmada şunu söyledim; "Birileri 90'larda olduğu gibi Beyaz Torosları getirmek istiyor" dedim. Benim bunu söylemem yanlış mı? 12 Eylül yanlıştır aynısını yapmaya çalışanlar var demek, 15 Temmuz yanlıştır bunu yapmak isteyenler var demek yanlış mı? O dönem yaptığım açıklamayı farklı bir yere çektiler. Kelime sapması değil, bilerek yapılan ve beni hedefe koymak için yaptılar. O döenm yaptığım konuşmaının hem yazılı hem de görüntülü kayıtları var. Herkes açık izleyebilir ve okuyabilir. İnsanlar beni seviği zaman hemen bir algı operasyonu yapıyorlar.

 

"HDP BARAJI AŞAMAZ" DEDİ Mİ?

 

- "Kürtler barajı geçer ama HDP barajı geçemez" gibi bir açıklamam olduğunu söylüyorlar. Böyle bir şey söz konusu değil. Böyle bir açıklama yapmadım. Bu açıklamayı yaptığımı iddia edenler getirip bunu göstersinler ya da dinletsinler. Böyle bir şey söz konusu değildir. 

 

PANKARTLARIN İNDİRİLMESİ OLAYI!

 

- Türkiye'de Olağan Üstü Hal yok. Bu kalktı. Van'da açtığımız bayrakların bu şekilde engellenmesi söz konusu değildir. Pandemi nedeniyle alınan bir karar olabilir. Ben Konya'da ne yaptıysam burada da aynısını yaparım. Erciş'te büyük bir kalabalık tarafından karşılandım ve ağırlandım. Bir sonraki gün 16 Ekim'de Valilik eylem etkinlikleri yasadıklarını açıkladı. Bu ne kadar doğru? Van'da çok kötü bir durum ile karşı karşıya kaldım. İl Başkanımızın kendi parti binamıza bayraklarımızı ve benim pankartlarımı indirmişler. Bunu yapmaya kimin hakkı var. Ülkede hiç bir siyasi parti arasında imtiyaz yapma hakkı yok. Hiç kimsenin bir partiye izin vermeye bize izin vermeme gibi bir hakkı yok. Bizim partimizin bayraklarını kimsenin indirmeye hakkı yok. Yaşanan bu olaylardan sonra ben gittiğimde il başkanımla ilgili bir şey yaparlarsa yer yerinden oynatırım!

 

- Burada yaşanan durumda Vali bey üst amirlerinden talimat aldıysa ya da kendi insiyatifiyle karar verdiyse herkes şunu bilsin; Ben ülke genelinde siyasi faaliyetlerime devam edeceğim. Bunun için geri adım atmam. Ben geri adım atarsam, vatandaşlarımız bunu görür ve bunu bana sorar. İktidar partisine yapılan muamelenin aynısı bize yapılmaz ise bende bunun karşısında dururum. Bu anlamda tüm hukuki yollara başvurumuzu yaparız. Böyle devam ederse ben Van'a bir kere daha gelirim ve burada yaptığım tüm etkinliklerimi yine yaparım.

 

- Ben Van'a geldiğimde Sayın Valimizin beni arayıp bir talimatınız var mı? diye sorması lazım. Eski Başbakan Tansu Çiller'e de bunu sormaları geriyor. Abdullah Gül'de Van'a geldiği zaman Vali Beyin bunu sorması gerekiyor. Bu doğru olandır. Bunun yapmak yanlış değil. Benim beraber çalıştığım çok sayıda valiler beni çok iyi bilir. Bu bir devlet geleneğidir. Bundan yanlış hiç bir abes yoktur. Eski başbakan ve cumhurbaşkanların bu yapılmalıdır.

 

TAHİR ELÇİ VE ERDOĞAN İLE BAHÇELİ KOALİSYONU

 

- Tahir Elçi benim saygı duyduğum bir isimdi. Düşüncelerimiz farklı olabilirdi ama ona saygım her zaman oldu. Bir kez daha Allah'tan rahmet diliyorum kendisine. Ben görevdeyken katilinin bulunması ve sonuçlarının netliğe kazandırılması konusunda talimatlarım her zaman oldu. Ancak kısa süre sonra görevden ayrıldım ve takibini yapamadım. Çünkü böyle bir alan bırakmadılar.

 

- Sayın Erdoğan ile Bahçeli'nin yapmış olduğu koalisyon tarihin en kötü koalisyonudur. Çünkü kimin ne yaptığı belli değildir. Yaptıkları çay sohbetinde söylediklerinde kurmayları da birşey anlamıyor. Ak Parti'nin şu anki dili 90'lardaki dil ile aynıdır. Neden? Çünkü burada Bahçeli ile bir koalisyon yapıldı. Ak Parti kuruluşundan sonra çok farklı bir noktaya geldi. 

 

SELAHATTİN DEMİRTAŞ SORUSU

 

- HDP'nin kapatılmasına yönelik ve Selahattin Demirtaş'ın cezaevinde olmasının MHP'den kaynaklandığını söylemem için elimde bir verinin ve bilginin olması gerekiyor. Ancak şu anda elimde böyle bir bilgi yok. Ancak böyle bir algının olduğu da ortadadır.

 

KADINA ŞİDDET

 

-  Türkiye'de kadına karşı ve çocuğa karşı bir şiddet var. Bu sadece güvenlik ile çözülecek bir durum değil. Bunun için bir eğitime ihtiyaç var. İstanbul Sözleşmesi önemlidir. Buradaki başlığın ve içeriğinin içeriğinin iyi bilinmesi gerekiyor. Ancak kadına şiddet meslesinin tamamını İstanbul Sözleşmesine bağlamakta doğru değil. Çünkü mesele sadece güvenlik ile çözülecek bir durum değil. Bunun için toplumun ciddi anlamda bu konuya eğilmesi gerekiyor.

Kaynak: Editör: Editör
Yorumlar
Haber Yazılımı